Hilal Cengiz

Afrika Kıtasının Siyah İncisi Etiyopya

Tarihte bilinen en eski medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Etiyopya, eski adı ile Habeşistan, yani “köleler ülkesi”… Benim verdiğim isim ise “Siyah İnci”. 100 milyon nüfuslu ülke, 9 ayrı bölgeden oluşan federal bir Cumhuriyet ile yönetiliyor. Ülkede 80’den fazla etnik grup bulunuyor. Buna bağlı olarak 80’den fazla dil konuşulan ülkenin resmi dili Amharikçe. Halkın yüzde 40’ı Müslüman, yüzde 60’ı ise Hristiyan. Etnik kökenlere ciddi anlamda bağlı olan Etiyopyalılar, söz konusu din olduğunda dünyadaki en medeni ve hoşgörülü insanlar. Halkı, tarihte sömürge yapılamamış tek Afrika ülkesi olmaktan dolayı gurur duyuyor. Etiyopya, Dünya’nın en fakir 16. ülkesi. Para birimi “birr”. 1 TL yaklaşık 6 ETB’ye denk geliyor. Lucy ismini verdikleri bilinen ilk insanımsı iskelet bu topraklardaki arkeolojik kazılarda bulunmuş. 3 milyon 200 bin senelik olduğu düşünülen iskelet, Etiyopya evrensel müzesinde sergileniyor.

Eşsiz Deneyimler Hazinesi Zanzibar

Hint Okyanusu’nun içindeki cennetten bir köşe olan Zanzibar’da detaylarını planladığımız gezimize devam ederken; adanın enteresan bir şekilde tarih ve doğa güzelliklerini bir arada bulundurması, tropikal iklimi, bitki örtüsü ve muhteşem insanları bizleri orda kaldıkça daha çok etkiliyor, bize eşsiz bir deneyim sunuyordu. 

OKYANUSTAKİ CENNET

Zanzibar’da rüyamda düşlediğim yerleri görmenin heyecanı ile uyandığımda gün yeni ağarmıştı. Yağmur ve rüzgâr eşlik ediyordu güneşin yükselişine. Otelin terasına kahvaltı için çıktığımızda manzara şahaneydi. Şık bir açık büfede omlet, pankek ve tropikal meyveler dışında bir şey yoktu. Şef bizim için omlet hazırlarken, elimde boş tabakla tavukların varlığına bir şükür edişim vardı ki! Çocukları düşünerek yanımıza çikolatalı fındık kreması almayı akıl etmiştik de kendimiz için kahvaltılık götürmeyi düşünememiştik. “Yahu insan bir hafta zeytin peynir yemezse ne olur” demeyin, yanınıza giderken bir şeyler alın. Yoksa benim gibi el memleketlerinde rüyanızda zeytin görür, memleketteki açık büfe kahvaltıları hayal edersiniz.

hakuna matata!

Merhabalar 1982 yılının Haziran ayında İzmit’te doğdum. Kocaman çınar ağaçlarının arasından tren geçen bu şehirde büyüdüm. Üniversite eğitimi için aşık olduğum İstanbul’a gidip 8 yıl orada yaşadım ve bir kez daha aşık olup evlenerek, çok sevdiğim masallar şehrinden ayrıldım. Kayseri, Konya derken tekrar İzmit’te yaşamaya başladım. Bu süreçte iki kız çocuğu dünyaya getirerek bambaşka aşklar keşfettim. Fark ettim ki aşk; bize öğretilen gibi sadece karşı cinse duyulan tutku değilmiş. İnsan yıllandıkça bambaşka aşklar keşfediyor…