Hilal Cengiz

Ege’nin İncisi; Alaçatı

Size bu güzel bahar ayında ülkemizin gururlu kenti İzmir’de gerçekleştirilen ve geçen yıl vakit geçirdiğim Alaçatı ot festivalinden bahsetmek istiyorum. Büyük kızım, ablam, yeğenim ve bir grup arkadaşımızla katıldığımız festival, bize oldukça keyifli anlar yaşattı. Alaçatı’nın kültürel festivali, bizlere hem huzur hem de lezzetli yemekler sunmuştu.

Dünya’daki En Zalim Yere Yolculuk;Danakil Çöküntüsü Ve Erta Ale Volkanı

2 yıl süren ikna çabalarımdan sonra eşimin kabul etmesi ile National Geographic tarafından "Dünya’daki en zalim yer" olarak nitelendirilen Etiyopya’daki Danakil Çöküntüsü ve Dünya’nın Cehenneme Açılan Kapısı Erta Ale volkanına gidebilme imkanını yakaladım. Ölmeden önce yapılacaklar listemin ikinci sırasında yer alan bu hayalimi daha önce gerçekleştiren arkadaşlarımdan zorlu, tehlikeli ve bir o kadar da muhteşem olduğunu dinlemiştim. Eşimin gitmemizi istememesinin elbette haklı nedenleri vardı. Eritre ile Etiyopya sınırında olan bu yer hem çok zorlu bir coğrafyaya sahip hem de çok tehlikeliydi. Yıllar içerisinde kimliği belirsiz kişilerce öldürülen turistleri duyduğumda kaderci olan yaklaşımım sayesinde bu hayalimden vazgeçmemiştim.

Hint Okyanusu’nun Modern Cenneti MAURİTİUS

Mauritius Cumhuriyeti, Afrika kıtasına bağlı bir ada ülke konumunda olup, Madagaskar'ın doğusunda Hint Okyanusu'nun güneybatı kısmında yer almaktadır. Ülkenin başkenti Port Louis'tir. Milyonlarca yıl önce volkanik faaliyetler sonucunda oluşan ada muhteşem bir doğaya ve manzaraya sahip. 1500’lü yıllara kadar ıssız olan ülke, Afrika’daki her ada ülkesi gibi uzun yıllar korsanlara ve sömürgeci devletlere ev sahipliği yapmıştır. Portekiz, Hollanda, Fransız ve son olarak ta İngilizlerin sömürgesinde yaşayan halk, 1968 yılında Hint kökenli nüfusun meclisteki üstünlüğü ele geçirmesiyle Avrupalılara karşı bağımsızlık ilan etmişlerdir. Cumhuriyet rejimine ise 1992 yılında geçebilmişlerdir. Uzun süren sömürge döneminin sonucu olarak ada çok dinli, çok dilli, farklı etnik gruplardan oluşan halkıyla diğer adalardan daha farklı bir yapıya sahiptir. Mauritius’un dünyada ordusu olmayan ender ülkelerden birisi olduğunu da belirtmek isterim.

Gökyüzünün Prensi Mesut Turan

Bana kalırsa herkesin ölmeden önce yapılacaklar listesi olmalı. Azrail yaş ayırt etmediğine göre bizi bulmadan yaşamak istediklerimiz için çaba göstermeli ve ertelememeliyiz. Benim listemin son haline göre yapmak istediğim en büyük iki şeyden biridir skydive*.(*Uçaktan paraşütle atlamak). Çocukluğumdan beri bunun hayalini kurarım.Bu yaz bu hayalime çok yaklaşmama rağmen kısmet olmadı. Kim bilir belki hayat çok daha keyif alacağım başka bir deneyimi yaşatmak için bana zaman tanıyordur. Diğerini merak ederseniz eğer, aktif yanardağa gitmek ki ona çok kısa bir süre kaldı…

Rüya Ülkesi; Şeyseller

Seyşeller Cumhuriyeti, Afrika Kıtası’nı doğusunda, Hint Okyanusu açıklarında, dünya haritasında belli belirsiz bir yer kaplayan, 115’in üzerinde adadan oluşan olağanüstü bir ülke. Bu adaların en büyüğü Mahe adası. Ülkenin başkenti de bu adada. En önemli diğer büyük adaları Praslin ve La Digue. Nüfusu yaklaşık 100 bin. 1500’lü yıllarda Portekizlilerin bulduğu varsayılan ada yüzyıllarca korsanların uğrak yeri olmuş. Afrika’da bulunan hemen hemen her ada gibi mazisinde köle üssü olarak da kullanılmış. Portekizlilerden sonra Fransa ve İngiltere sömürgesinde kalan ada 1976 yılında tam bağımsızlığını kazanmış.

Tayland’ın Gökkuşağı Phuket

Tayland’ın en büyük adası Phuket, dünyanın en popüler tatil mekânları arasında bulunuyor. Gitmeye karar verdiğimizde, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığım bu adanın yerini haritada bile gösteremezdim. Lakin gidip gördükten sonra mutlaka tekrar gitmek istediğim ve herkese gitmesini önerdiğim ender yerlerden biri haline geldi. Her yaştan, her medeniyetten insanın doyasıya eğlenip dinlenebileceği ve maddi gelirine göre tatil seçeneklerinin olduğu muhteşem bir yer. Uçak biletleri en önemli masraf kalemi. 

Afrika Kıtasının Siyah İncisi Etiyopya

Tarihte bilinen en eski medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Etiyopya, eski adı ile Habeşistan, yani “köleler ülkesi”… Benim verdiğim isim ise “Siyah İnci”. 100 milyon nüfuslu ülke, 9 ayrı bölgeden oluşan federal bir Cumhuriyet ile yönetiliyor. Ülkede 80’den fazla etnik grup bulunuyor. Buna bağlı olarak 80’den fazla dil konuşulan ülkenin resmi dili Amharikçe. Halkın yüzde 40’ı Müslüman, yüzde 60’ı ise Hristiyan. Etnik kökenlere ciddi anlamda bağlı olan Etiyopyalılar, söz konusu din olduğunda dünyadaki en medeni ve hoşgörülü insanlar. Halkı, tarihte sömürge yapılamamış tek Afrika ülkesi olmaktan dolayı gurur duyuyor. Etiyopya, Dünya’nın en fakir 16. ülkesi. Para birimi “birr”. 1 TL yaklaşık 6 ETB’ye denk geliyor. Lucy ismini verdikleri bilinen ilk insanımsı iskelet bu topraklardaki arkeolojik kazılarda bulunmuş. 3 milyon 200 bin senelik olduğu düşünülen iskelet, Etiyopya evrensel müzesinde sergileniyor.

Eşsiz Deneyimler Hazinesi Zanzibar

Hint Okyanusu’nun içindeki cennetten bir köşe olan Zanzibar’da detaylarını planladığımız gezimize devam ederken; adanın enteresan bir şekilde tarih ve doğa güzelliklerini bir arada bulundurması, tropikal iklimi, bitki örtüsü ve muhteşem insanları bizleri orda kaldıkça daha çok etkiliyor, bize eşsiz bir deneyim sunuyordu. 

OKYANUSTAKİ CENNET

Zanzibar’da rüyamda düşlediğim yerleri görmenin heyecanı ile uyandığımda gün yeni ağarmıştı. Yağmur ve rüzgâr eşlik ediyordu güneşin yükselişine. Otelin terasına kahvaltı için çıktığımızda manzara şahaneydi. Şık bir açık büfede omlet, pankek ve tropikal meyveler dışında bir şey yoktu. Şef bizim için omlet hazırlarken, elimde boş tabakla tavukların varlığına bir şükür edişim vardı ki! Çocukları düşünerek yanımıza çikolatalı fındık kreması almayı akıl etmiştik de kendimiz için kahvaltılık götürmeyi düşünememiştik. “Yahu insan bir hafta zeytin peynir yemezse ne olur” demeyin, yanınıza giderken bir şeyler alın. Yoksa benim gibi el memleketlerinde rüyanızda zeytin görür, memleketteki açık büfe kahvaltıları hayal edersiniz.

hakuna matata!

Merhabalar 1982 yılının Haziran ayında İzmit’te doğdum. Kocaman çınar ağaçlarının arasından tren geçen bu şehirde büyüdüm. Üniversite eğitimi için aşık olduğum İstanbul’a gidip 8 yıl orada yaşadım ve bir kez daha aşık olup evlenerek, çok sevdiğim masallar şehrinden ayrıldım. Kayseri, Konya derken tekrar İzmit’te yaşamaya başladım. Bu süreçte iki kız çocuğu dünyaya getirerek bambaşka aşklar keşfettim. Fark ettim ki aşk; bize öğretilen gibi sadece karşı cinse duyulan tutku değilmiş. İnsan yıllandıkça bambaşka aşklar keşfediyor…